MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmektir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Terörsüz Türkiye hedefi, Türk dünyasında iş birliği, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Doğu Akdeniz, savunma anlaşmaları ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. Siyasi kutuplaşmaya karşı uyarılarda bulunan Bahçeli, siyasette arınma ve aklanma çağrısını yineledi.

Kasım 3, 2026 - 10:52
 0  0
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmektir”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Kasım 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen partisinin grup toplantısında iç ve dış politikaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhuriyetin 103'üncü yıl dönümünden Terörsüz Türkiye hedefine, Türk Devletleri Teşkilatı'ndan Avrupa Birliği'ne, Doğu Akdeniz'deki gelişmelerden Orta Doğu'daki güvenlik meselelerine kadar birçok başlığa değinen Bahçeli, siyasi sorumluluk ve toplumsal uzlaşının önemini vurguladı.

“Cumhuriyet Yalnızca Bir Miras Değil, Yaşatılacak Bir Emanettir”

Cumhuriyetin kuruluş sürecini ve Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini değerlendiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyetin 103'üncü yıl dönümünü kutladıklarını belirterek şunları söyledi:

“Cumhuriyet, bundan 103 yıl önce çetin bir mücadelenin fecrinde, Türk istiklalinin ufuklarına doğan inşirah muştusudur.”

Cumhuriyetin Türk milletinin bağımsızlık iradesinin eseri olduğunu vurgulayan Bahçeli, gençlere yönelik mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Ey Türk genci… Cumhuriyet sana bırakılmış yalnızca bir miras değil; aklınla, ahlakınla, azmin ve fedakârlığınla yaşatacağın bir emanettir. Ufuk sensin, güneş sensin, ümit sensin.”

Bahçeli, Cumhuriyetin demokratik kurumlar, hukuk düzeni ve toplumsal refahla güçlendirilmesi gerektiğini belirterek MHP'nin bu hedefler doğrultusunda siyaset yürüttüğünü kaydetti.

“Terör Bitecek, Kardeşlik Yükselecek”

Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerinin Türkiye'nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını ifade eden Bahçeli, terörle mücadele ve toplumsal dayanışmanın birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Bahçeli, şu açıklamada bulundu:

“Türk milleti kararını vermiştir: Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur inşallah sökün edecektir.”

Türkiye'nin yalnızca kendi sınırları içerisinde değil, bölgesinde de güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesini hedeflediğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

“İstikrarsızlıkla çoraklaşan topraklarda refah ve güven yeşerecektir. İpleri emperyalizmin elinde olan kuklaların tiyatrosu son bulacak, her şeyin milletimize göre olduğu yükseliş çağı başlayacaktır.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, bu hedefin siyasi tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu çağın adı Türk ve Türkiye yüzyılı, anahtarı ise Türk birliğidir.” dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı İçin İş Birliği Mesajı

Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13'üncü Zirvesi'ne değinen Bahçeli, üye ülkeler arasındaki ekonomik, teknolojik, kültürel, askeri ve stratejik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iradeden memnuniyet duyduklarını açıkladı.

Zirvenin 167 maddeden oluşan sonuç bildirgesine işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“167 maddeden oluşan sonuç bildirgesindeki ortak geleceğimizi şekillendirecek işbirliği alanlarının bağımsız egemen her üye devletin huzur, güven ve refahına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum.”

Türk dünyasında ortak kalkınma ve dayanışma anlayışının güçlendirilmesini istediklerini belirten Bahçeli, “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışının önemini vurguladı.

Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın geleceğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Türk Devletleri Teşkilatı güçlenerek yoluna devam edecek, Türk yüzyılını inşa ederken bölgesel barış ve huzur ile küresel düzenin de kurumsal kalesi olacaktır.”

Avrupa Birliği'ne Ekonomi ve Temel Haklar Eleştirisi

Avrupa ülkelerinde yaşanan sosyal hareketleri değerlendiren Bahçeli, ekonomik sorunların, göçmen karşıtlığının ve toplumsal gerilimlerin Avrupa'nın güvenlik ortamını olumsuz etkilediğini savundu.

Avrupa Birliği'nin temel hak ve özgürlükler konusunda üye devletlere sorumluluklarını hatırlatması gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu:

“Avrupa bugün her zamankinden daha fazla güvenlik kaygılarıyla karşı karşıyadır. Artan maliyetler, azalan sosyal refah ve ekonomik sıkıntılar, Avrupa toplumlarında sosyal öfkeyi büyütmüştür.”

Avrupa'nın ekonomik ve siyasi etkisinin azaldığını öne süren Bahçeli, Türkiye'nin jeopolitik konumu, üretim kapasitesi ve bölgesel ilişkileriyle Avrupa açısından önemli bir ülke olduğunu ifade etti.

Bahçeli, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik yaklaşımını eleştirerek şu açıklamayı yaptı:

“Bugün Türkiye, sahip olduğu jeopolitik konum, güçlü devlet tecrübesi, üretim kapasitesi, genç nüfusu ve bölgesel ilişkileriyle Avrupa'nın her zamankinden daha çok ihtiyacı olan bir ülkedir.”

Türkiye-Libya Mutabakatına Destek

Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Bahçeli, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından 20 Ekim 2026 tarihinde onaylanmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Mutabakatın iki ülkenin hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk temelinde koruduğunu savunan Bahçeli, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail ve Avrupa Birliği'nin konuya ilişkin tutumlarını eleştirdi.

Bahçeli, Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik dış müdahaleleri kabul etmeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Brüksel'deki tüm yetkililer anlamalıdır ki, tam bağımsız şekilde ve sadece kendi menfaatleri doğrultusunda kararlar alıp uygulayabilme kudretine ve iradesine sahip olan Türkiye'ye parmak sallamak, istikamet tayin etmek, neyi yapıp yapamayacağına dair talimatlar vermek, hiç kimsenin olmadığı gibi Avrupa'nın da harcı değildir.”

Bahçeli, Akdeniz'e kıyısı bulunan ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesinin bölgesel barış ve istikrar açısından gerekli olduğunu ifade etti.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve Bedir Mutabakatı Gündemde

Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve savunma iş birliklerine değinen Bahçeli, 7 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalandığını belirttiği Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM'nin onay gündeminde bulunduğunu söyledi.

Anlaşmanın taraflar arasında askeri dayanışmayı geliştirmeyi hedeflediğini belirten Bahçeli, Husi saldırılarının sona erdirilmesi ve sivil kayıpların önlenmesi için anlaşma kapsamındaki imkânların değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bahçeli, 21 Ekim 2026 tarihinde Doha'da Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalandığını açıkladığı Bedir Mutabakat Zaptı'nın da savunma sanayii alanında ortak üretim, araştırma ve teknoloji paylaşımını güçlendirmeyi amaçladığını kaydetti.

Savunma iş birliğinin yalnızca ürün tedarikiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, ortak geliştirme ve üretim kapasitesinin artırılmasının önemine dikkat çekti.

“İsrail'de Arap Partilerinin Yer Aldığı Hükümet Tarihî Bir Adım Olacaktır”

İsrail'deki seçim sonuçlarını değerlendiren Bahçeli, hiçbir siyasi partinin tek başına yönetim çoğunluğunu elde edemediğini ve Arap partilerinin siyasi dengelerde önemli bir konuma ulaştığını belirtti.

Bahçeli, İsrail'de farklı toplumsal kesimlerin temsil edildiği bir hükümetin kurulmasının bölgesel barış açısından fırsat oluşturabileceğini söyledi.

MHP Genel Başkanı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Arap partilerinin de yer aldığı bir hükümetin kurulması, İsrail siyaseti açısından önemli ve tarihî bir adım olacaktır.”

Gazze, Batı Şeria, İran ve Yemen'deki gelişmelere de değinen Bahçeli, bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Bahçeli, Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesinin enerji, ekonomi, ticaret ve tedarik alanlarında küresel riskleri artırdığını da kaydetti.

Irak'taki Silahsızlanma İradesine Destek

Irak'ta yasa dışı silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik açıklamaları değerlendiren Bahçeli, devlet otoritesinin ülkenin tamamında tesis edilmesinin bölgesel güvenliğe katkı sağlayacağını belirtti.

Irak Başbakanı'nın silahların devletin elinde toplanmasına ilişkin açıklamasını hatırlatan Bahçeli, bu yaklaşımın Terörsüz Bölge hedefiyle örtüştüğünü ifade etti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerin Kalkınma Yolu Projesi ile daha ileri bir aşamaya taşınabileceğini belirten Bahçeli, ticaret, ekonomik büyüme ve insani ilişkilerde yeni fırsatlar oluşabileceğini söyledi.

Bahçeli, Türkiye'nin uluslararası diplomasi alanındaki çalışmalarına değinerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve bu çalışmalarda görev alanlara teşekkür etti.

“Siyasetin Görevi Tahrik Etmek Değil, Birleştirmektir”

Konuşmasının iç politikaya ilişkin bölümünde siyasi kutuplaşma, toplumsal huzur ve demokratik sorumluluk konularını değerlendiren Bahçeli, siyasi eleştirinin demokratik hayatın doğal bir parçası olduğunu ancak toplumsal gerilimi artıracak çağrılardan kaçınılması gerektiğini belirtti.

Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Elbette her siyasi adım eleştirilebilir, her karar sorgulanabilir. Demokratik toplumların gücü de zaten eleştiri ve denetim mekanizmalarından gelir. Ancak eleştiriyle istismar arasındaki çizgiyi, demokratik itirazla toplumsal huzuru hedef alan kışkırtıcılık arasındaki farkı iyi bilmek gerekir.”

Siyasi rekabetin Türkiye'nin ortak çıkarları çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, 6 Ekim tarihli grup konuşmasında dile getirdiği şu sözlerini hatırlattı:

“İdeolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye'dir. Siyasi rekabet alanımız ne kadar geniş olsa da pergelimizin sabit ucu Ankara'dır. Siyasette yöntem olarak ayrışsak da yönümüz Türk İstiklali ve egemenliğidir.”

Bahçeli, siyasi partilerin toplumsal gerilim yerine uzlaşmaya katkı sağlaması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

“Sokakları gerilimin ve çatışmanın adresi hâline getirmeye çalışmak siyasetin konusu olamaz. Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmektir. Kutuplaştırmak değil, kucaklaştırmaktır. Ülkemize ve milletimize değer katan bir anlayışı hâkim kılmaktır.”

“Kimse Toplumsal Huzursuzluktan Medet Ummasın”

Türkiye'nin hukukun üstünlüğüne, sağduyuya ve demokratik zeminin güçlendirilmesine ihtiyaç duyduğunu belirten Bahçeli, toplumsal huzursuzluk üzerinden siyasi kazanç elde edilmeye çalışılmaması gerektiğini söyledi.

Bahçeli, şu uyarıda bulundu:

“Kimse yanlış hesap yapmasın! Toplumsal huzursuzluktan, kargaşadan, ayrışmadan medet ummasın! Türkiye'nin ihtiyacı, aklın ve ahlakın gereğini yapmak, sağduyuyu, hukukun üstünlüğünü ve demokratik zemini güçlendirmektir.”

Cumhur İttifakı'nın yürüttüğü politikaların kardeşlik ve dayanışma hedefiyle şekillendiğini ifade eden Bahçeli, bu sürece zarar verecek yaklaşımlardan uzak durulması çağrısında bulundu.

“Siyasette Arınma ve Aklanma Ertelenemez Bir Gerekliliktir”

Konuşmasının son bölümünde siyasi ahlak ve kamu yönetiminde dürüstlük konularına değinen Bahçeli, yolsuzluk ve siyasi çekişmelerin geride bırakılması gerektiğini belirtti.

Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Artık yolsuzluğu, kirliliği ve siyasetin üzerine çöken bütün yükleri geride bırakmanın zamanıdır. Siyaseti kişisel hesapların, parti taassubunun ve kısır çekişmelerin gölgesinden kurtarıp ahlakla; toplumsal hayatımızı ise huzurla, güvenle ve umutla buluşturmanın vaktidir.”

Siyasetin insanı ve insani değerleri esas alması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Akıl öfkeye, nezaket kabalığa, zarafet görgüsüzlüğe, helal kazanç tamahkârlığa, terbiye edepsizliğe terk edildiğinde insanlık ölür, adamlık da yok olur.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasının sonunda siyasette ahlaki sorumluluğun önemine dikkat çekerek, “Bu vesileyle bir kez daha siyasette arınma ve aklanmanın ertelenemez bir gereklilik olduğunu vurgulamak istiyorum.” dedi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0