DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Sürecin hedefinin doğru olduğu kanaatindeyiz”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti Grubunun araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada Terörsüz Türkiye girişimiyle başlayan süreci değerlendirdi. Ekmen, geçmişteki silahsızlanma girişimlerinden uluslararası örneklere kadar sürecin meşruiyetini ele alarak, “Bütün eleştirilerimizle birlikte bu sürecin hedefinin doğru olduğu kanaatindeyiz.” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, İYİ Parti Grubu tarafından verilen araştırma önergesi üzerine söz alarak Terörsüz Türkiye girişimiyle başlayan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ekim 2024’te başlayan girişimin TBMM’de kurulan komisyon, ortaklaşa yayımlanan rapor ve son olarak Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa Teklifi ile devam ettiğini belirten Ekmen, sürecin başarıyla tamamlanmasını istediklerini bildirdi.
“Silahlı isyan ya da terör örgütlerinin görüşmeler yoluyla feshi meşru mudur?”
Konunun önümüzdeki günlerde ayrıntılı şekilde değerlendirileceğini kaydeden Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, sürecin meşruiyetine ilişkin tartışmaların kamu hukuku, devletler hukuku ve topluma karşı sorumluluk açısından ele alınması gerektiğini söyledi.
Ekmen, “Bir girizgâh olması babında böyle bir girişimin meşruluk sorunu veya temellendirilmesi üzerine birkaç söz ifade etmek gerekiyor. Aslında sorulması gereken soru, kamu hukuku açısından da devletler hukuku açısından ve milletimize karşı sorumluluk açısından da şudur: Silahlı isyan ya da terör örgütlerinin görüşmeler yoluyla feshi, silahsızlandırılması veya sonlandırılması çabaları meşru mudur?” ifadelerini kullandı.
Modern devletlerin son iki yüzyıllık tecrübelerine işaret eden Ekmen, silahlı çatışmaların sona erdirilmesine yönelik süreçlerin farklı ülkelerde çeşitli yöntemlerle yürütüldüğünü belirtti.
Ekmen, “Herhangi bir ülke içi çatışma, isyan ya da terör örgütü modern bir ulus devlete diz çöktürememiştir. Ancak aynı şekilde, hiçbir modern devlet de isyan eden veya teröre başvuran örgütleri son ferdine kadar etkisizleştirerek tamamen ortadan kaldıramamıştır.” dedi.
Kolombiya’dan Endonezya’ya uluslararası örnekleri sıraladı
Çatışma çözümü konusunda oluşan uluslararası tecrübeye değinen Ekmen, “Çatışma çözümü tecrübesi ve akademik birikimi olarak adlandırılabilecek bu alanda, önümüzde Kolombiya, İspanya, Güney Afrika, Filipinler ve Endonezya’dan birçok örnek konuşacağız.” diye konuştu.
Endonezya ve Filipinler örneklerine ayrıca dikkati çeken Ekmen, “Bunlardan birinde devletin, diğerinde ise isyancı örgütün İslam’la ilişkili olduğu görülmektedir. Avrupa, Amerika ve Afrika’dan örneklerin her biri de kendi koşulları içerisinde özel birer numunedir.” ifadelerini kullandı.
“1980’den bu yana Meclis’te en az 10 yasa çıkarılmış”
Türkiye’nin yakın tarihindeki uygulamaları da değerlendiren Ekmen, 1920 ile 1938 yılları arasında yaşanan bazı isyan girişimlerinin Ankara’dan yürütülen görüşmeler sonucunda sonlandırıldığını söyledi.
Ekmen, “Kendi tarihimize baktığımızda, 1920 ile 1938 yılları arasında birçok isyan girişiminin Ankara’dan, Meclis ya da hükûmet tarafından yapılan görüşmelerle sonlandırıldığını görüyoruz. Bunların en meşhuru, 28 Ağrı İsyanı sonrası çıkarılan yasadır. Daha sonra birtakım yasal muafiyetler sağlandığını da not etmemiz gerekiyor.” dedi.
İstiklal Mahkemesi kararlarına da değinen Ekmen, “İstiklal Mahkemesinin bütün kararlarının ise 1937’de, bütün sonuçlarıyla, Atatürk hayattayken İsmet İnönü’yle birlikte ortadan kaldırıldığını da hatırlatmakta fayda var.” ifadelerini kullandı.
PKK konusunda geçmişte çıkarılan düzenlemeleri hatırlatan Ekmen, “PKK örneğine baktığımızda, 1980’den bu yana bütün liderler ve hükûmetler döneminde Meclis’te en az 10 yasa çıkarılmış; ismi ‘pişmanlık’, ‘eve dönüş’, ‘topluma kazandırma’ olmuş.” diye konuştu.
Ekmen, bu düzenlemelerle askerî mücadele dışındaki seçeneklerin de denendiğini belirterek, “Görüşmeler yoluyla yani askerî mücadele, zafer ve yenilgi ikilemi dışında bir kapı açılmaya çalışılmış ama sonuç alınamamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
Geçmiş dönemlerdeki girişimleri sıralayan Ekmen, “Bu çabaları gösteren iktidarlara baktığımızda rahmetli Turgut Özal’ı, Süleyman Demirel’i, Necmettin Erbakan’ı görüyoruz. AK Parti döneminde 2004, 2009, 2011, 2013 ve şu an 2024 girişimini görüyoruz. Aynı şekilde, en az 13 sayısı kayıt altına alınmış çabaları, siyasetin dışında ise MİT ve Genelkurmay Başkanının da çabalarını görüyoruz.” dedi.
“Kamu düzeninden feragat etmeden böyle bir girişim meşrudur”
Sürecin hangi şartlar altında meşru görülebileceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Ekmen, kamu düzeninin korunması, demokratikleşme tartışmalarının siyasi zeminde yürütülmesi ve Kürt halkı adına temsil yetkisinin herhangi bir yapıya bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Ekmen, “Bütün bu deneyimlere bakıldığında kamu düzeninden feragat etmeden, Türkiye’nin demokratikleşme sorunlarını masaya koymadan, Kürt halkı adına temsiliyet makamını kimseye tevdi etmeden ve Türkiye’nin demokratikleşmesini siyasi zeminde konuşmak suretiyle böyle bir girişimin meşru olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sürece ilişkin eleştirilerinin bulunduğunu da kaydeden Ekmen, konuşmasını “Bütün eleştirilerimizle birlikte bu sürecin hedefinin doğru olduğu kanaatindeyiz.” sözleriyle tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0