DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “Çiftçiye vere vere borç verdiniz, ala ala şimdi toprağına mı sıra geldi?”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ankara’nın Ayaş ilçesine bağlı Gökler Mahallesi’nde planlanan Geri Dönüşüm İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin yer seçimine ve devam eden kamulaştırma sürecine tepki gösterdi. Tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve çiftçilerin geçim kaynaklarının korunması gerektiğini vurgulayan Şahin, yaklaşık 446 hektarlık proje alanına ilişkin teknik raporların açıklanmasını, kamulaştırmanın durdurulmasını ve alternatif alanların değerlendirilmesini istedi.

Ekim 26, 2026 - 10:51
 0  1
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “Çiftçiye vere vere borç verdiniz, ala ala şimdi toprağına mı sıra geldi?”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ankara’nın Ayaş ilçesine bağlı Gökler Mahallesi’nde kurulması planlanan Geri Dönüşüm İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) yer seçimi ve kamulaştırma sürecine ilişkin 26 Ekim 2026 tarihinde yazılı açıklama yaptı. Projenin bölgedeki tarımsal üretim, çevre, su kaynakları ve çiftçilerin geçim kaynakları üzerindeki olası etkilerine dikkat çeken Şahin, yer seçiminin yeniden değerlendirilmesi ve kamulaştırma işlemlerinin durdurulması çağrısında bulundu.

Çiftçilerin üretim yaptıkları toprakların korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirten Şahin, proje kapsamında tercih edilen alanın hangi ölçütlere göre belirlendiğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

“Geri Dönüşüm Yapacağız Derken Çiftçinin Toprağını Çöpe Atmayın”

Ayaş Gökler’de planlanan sanayi alanının tarımsal üretime yönelik riskler taşıdığını ifade eden DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, bölge halkının ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Şahin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ayaş’ın Gökler Mahallesi’nde yıllardır toprağını ekip biçerek geçinen hemşehrilerimiz bugün ciddi bir belirsizliğin içinde. Geri dönüşüm ihtisas organize sanayi bölgesi için yürütülen kamulaştırma süreci, bölgenin tarımsal geleceğini, üretimi ve yüzlerce ailenin geçimini doğrudan etkiliyor.”

Projenin büyüklüğüne ilişkin verileri de paylaşan Şahin, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine yansıyan bilgiler ile Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) kayıtlarına dikkat çekti.

“ÇED sürecine ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilere göre yaklaşık 441 hektarlık alanda 220 tesis öngörülürken bugün OSBÜK kayıtlarında alan 446 hektar, toplam parsel sayısı 267 ve fiili durum ‘kamulaştırma yapılıyor’ olarak görünüyor. Bu kadar geniş bir alan için neden Gökler’in seçildiği hâlâ açıklığa kavuşmuş değil.”

“Bu Toprakların Neden Tercih Edildiği Açıklanmalı”

Yer seçimine ilişkin değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini vurgulayan Şahin, tarımsal niteliği daha düşük alternatif alanların değerlendirilip değerlendirilmediğinin açıklanmasını talep etti.

Şahin, “Yıllardır üretim yapılan bu toprakların neden tercih edildiği, tarımsal niteliği daha düşük hangi alanların değerlendirildiği, hangi seçeneklerin hangi gerekçeyle elendiği kamuoyunun bilmesi gereken konuların başında geliyor.” ifadelerini kullandı.

Tarım sektöründe yaşanan ekonomik sorunlara da değinen Şahin, artan üretim maliyetleri nedeniyle çiftçilerin zaten zor koşullarda faaliyet gösterdiğini belirtti.

“Çiftçi zaten mazotun, gübrenin, elektriğin ve yemin altında eziliyor. Ürettiğinde maliyetini karşılayamıyor, sattığında emeğinin karşılığını alamıyor. Şimdi de yıllardır ekmeğini çıkardığı toprağın geleceği için kaygılanıyor. Çiftçiye vere vere borç verdiniz, ala ala şimdi toprağına mı sıra geldi?”

“Fabrikayı Başka Yere Kurabilirsiniz, Toprağı Başka Yere Taşıyamazsınız”

Ayaş’ın tarımsal üretim açısından önemine işaret eden Şahin, ÇED olumlu kararına rağmen projenin çevre, su kaynakları ve tarım üzerindeki etkilerine yönelik endişelerin giderilmediğini savundu.

“Ayaş tarımıyla yaşayan, tarımıyla bilinen bir ilçe. Domatesiyle, kirazıyla, dutuyla üretimin hâlâ canlı olduğu bu topraklarda yüzlerce tesislik yeni bir sanayi alanı planlanıyor. Böyle bir kararın yalnızca kamulaştırma bedeli üzerinden değerlendirilmesi çiftçinin hayatındaki karşılığını görmezden gelmek olur.”

Kamulaştırma kapsamındaki arazilerin mevcut kullanım durumunun belirlenmesini isteyen Şahin, 267 parselin ne kadarında fiilen tarımsal üretim yapıldığının, kaç mülk sahibinin ve kaç çiftçinin süreçten etkileneceğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Şahin, “Proje sahasına ilişkin resmi toprak etütleri, arazi sınıfları ve tarım dışı kullanım kararlarının dayanakları kamuoyuyla paylaşılmalı. Kamu yararı, yalnızca dosyada yer alan bir ifade değildir. Hangi yararın hangi bedel karşılığında tercih edildiği de görülmelidir. Fabrikayı başka yere kurabilirsiniz, toprağı başka yere taşıyamazsınız.” dedi.

“Yüzlerce Tesisin Tarıma ve Su Kaynaklarına Etkisi Değerlendirilmeli”

Projenin yerleşim alanlarına ve su kaynaklarına yakınlığına ilişkin bilgiler de paylaşan Şahin, çevresel etkilerin kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.

Şahin, proje alanının Tatlar Mahallesi’ne yaklaşık 875 metre, Ankara Çayı’na yaklaşık 1 kilometre ve Gökler Mahallesi’ne yaklaşık 3,5 kilometre mesafede bulunduğunu ifade etti.

“Yüzlerce tesisin kurulacağı böyle bir alanın tarıma, suya, çevreye ve bölgedeki üretime etkisi bütün yönleriyle değerlendirilmelidir.” diyen Şahin, sanayi yatırımlarının planlanmasında tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Sanayiye Yer Ararken Çiftçiyi Yersiz Yurtsuz Bırakmayın”

Kamulaştırma sürecinin hukuki dayanaklarına da değinen DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Anayasa’nın 46’ncı maddesinde düzenlenen kamulaştırma yetkisinin kamu yararı esasına dayandığını hatırlattı.

Şahin, yer seçiminin gerekçelerine ilişkin şeffaflık çağrısını şu sözlerle dile getirdi:

“Anayasa’nın 46’ncı maddesindeki kamulaştırma yetkisi de kamu yararı esasına dayanıyor. Bu nedenle yer seçimi sürecinde hangi alanların değerlendirildiği, Gökler’in hangi ölçütlerle tercih edildiği ve diğer seçeneklerin hangi gerekçelerle elendiği açıkça ortaya konulmalı. Gökler’de yaşayan insanların itirazları bu sürecin dışında tutulmamalı.”

Çiftçilerin topraklarıyla kurdukları ekonomik ve sosyal bağın yalnızca mülkiyet değerleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Şahin, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü çiftçinin toprağı tapuda yazan metrekareden çok daha fazlasını ifade ediyor. Kimi aile için tek geçim kapısı, kimi için babadan kalma miras, kimi için çocuğuna bırakacağı gelecek.”

“Sanayi Büyürken Tarım Küçülüyorsa Bu Başarı Değildir”

Sanayi yatırımları ile tarımsal üretimin birbirine karşıt hedefler hâline getirilmemesi gerektiğini savunan Şahin, geri dönüşüm amacıyla planlanan bir yatırımın kalıcı tarım arazisi kaybına yol açmasının çelişki oluşturacağını ifade etti.

Şahin, “Sanayi büyürken tarım küçülüyorsa ortaya çıkan tabloyu başarı diye anlatmak mümkün değil. Geri dönüşüm için atılan adımın sonunda geri dönüşü olmayan bir tarım kaybı bırakması da ciddi bir çelişki yaratır. Sanayiye yer ararken çiftçiyi yersiz yurtsuz bırakmayın!” dedi.

Çiftçilerin üretime devam edebilmesi için tarım arazilerinin korunmasının zorunlu olduğunu belirten Şahin, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Çiftçiye sürekli daha fazla üretmesini söyleyen bir yönetimin, üretim yaptığı toprağı da koruması gerekir. Toprağı elinden alınan çiftçiden üretim beklemek, en başından kendi sözünüzü boşa çıkarmaktır.”

“Kamulaştırma Durdurulmalı, Alternatif Alanlar Yeniden Değerlendirilmeli”

Açıklamasının son bölümünde ilgili kurumlara çağrıda bulunan Şahin, projenin yer seçimine ilişkin bütün teknik raporların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Kamulaştırmadan etkilenecek mülkiyet yapısının, fiilen tarımsal üretim yapılan alanların ve arazilerin tarımsal sınıflarının belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, Gökler Mahallesi sakinlerinin itirazlarının karar alma sürecinde dikkate alınmasını talep etti.

Şahin, “Süreç daha fazla ilerlemeden yer seçimine ilişkin bütün teknik raporlar açıklanmalı. Kamulaştırmadan etkilenecek mülkiyet yapısı ve fiilen üretim yapılan alanlar ortaya konulmalı. Proje sahasına ilişkin resmi toprak etütleri, arazi sınıfları ve tarım dışı kullanım kararları kamuoyuyla paylaşılmalı. Gökler’de yaşayan hemşehrilerimizin itirazları da karar sürecinde gerçek karşılığını bulmalı.” ifadelerini kullandı.

Yalnızca kamulaştırma bedellerinin belirlenmesinin yeterli olmayacağını söyleyen Şahin, yer seçiminin kamuoyunu ikna edecek gerekçelerle açıklanması gerektiğini kaydetti.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Çiftçinin karşısına yalnızca bedel hesabıyla çıkmak yetmez. Bu toprağın neden seçildiğinin de ikna edici bir cevabı olmalı. Bu haliyle bu yer seçiminden vazgeçilmeli, kamulaştırma süreci durdurulmalı ve tarımsal üretime daha az zarar verecek alternatif alanlar yeniden değerlendirilmelidir. Geri dönüşüm yapacağız diye Ayaş’ın toprağını, çiftçinin geleceğini öğütmeyin!”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0