CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: “Rekabetçi değil, adil ve eşitlikçi bir eğitim sistemini inşa edeceğiz”
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 2026 LGS yerleştirme sonuçlarını değerlendirerek sistemde fırsat eşitsizliği, boş kontenjanlar ve yerel yerleştirme uygulamasına ilişkin eleştirilerini açıkladı. Kaya, “Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla sınav değil; her çocuğun ücretsiz, laik, bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitime eşit biçimde ulaşabildiği bir eğitim sistemidir.” dedi.
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 2026 yılı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından yazılı basın açıklaması yaptı. Kaya, yerleştirme sonuçlarını eğitimde fırsat eşitliği, okul kontenjanları ve yerel yerleştirme sistemi üzerinden değerlendirdi.
“LGS’NİN KAZANANI YİNE EŞİTSİZLİK OLDU”
“LGS’nin kazananı yine eşitsizlik oldu” başlıklı açıklamasında yüz binlerce öğrenci ve velinin yerleştirme sürecinden olumsuz etkilendiğini savunan Kaya, şu ifadeleri kullandı:
“LGS yerleştirme sonuçları açıklandı. Yüz binlerce öğrenci ve veli büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. On binlerce öğrenci, yaşadığı mahalledeki okula değil, evinden kilometrelerce uzaktaki okullara kayıt yaptırmak zorunda bırakılıyor. Kimileri istemediği okul türlerine yönlendiriliyor, kimileri ise örgün eğitimden koparak açık liseye gitmek zorunda kalıyor.”
Sınav sisteminin çocukları erken yaşta sıralamaya tabi tuttuğunu belirten Kaya, “Adı değişse de sınavlar değişmiyor, eğitim anlayışı değişmiyor, sonuç değişmiyor. Milyonlarca çocuk daha 14 yaşında acımasız bir sıralamanın içine itiliyor; geleceği birkaç puanla belirleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“ÇOCUKLAR AYNI KOŞULLARDA YARIŞMIYOR”
Mevcut sistemde öğrencilerin eşit imkânlarla sınava hazırlanamadığını savunan Kaya, özel okul, özel ders ve kurs olanaklarına erişebilen öğrenciler ile ekonomik güçlük yaşayan öğrenciler arasındaki farklılıklara dikkat çekti.
Kaya, “Bugün herkes biliyor ki bu sistemde asıl hedef en yüksek başarı dilimine girebilmektir. Bunun dışında kalan yüz binlerce çocuk ise sistem tarafından elenmiş duygusuyla baş başa bırakılmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü çocuklar aynı koşullarda yarışmıyor. Bir tarafta özel okul, özel ders ve kurs olanakları; diğer tarafta yoksulluk, fırsat eşitsizliği ve kamusal eğitimin giderek zayıflatıldığı bir eğitim sistemi var. Yerleştirme sonuçları bunun en açık kanıtıdır.”
YEREL YERLEŞTİRME SİSTEMİNE ELEŞTİRİ
Bu yıl uygulanmaya başlanan yerel yerleştirme algoritmasının öğrenci ve velilerin koşullarını yeterince dikkate almadığını ileri süren Kaya, aynı mahallede yaşayan öğrencilerin farklı ilçelerdeki okullara yönlendirilebildiğini belirtti.
Kaya, “Ailelerin tercihlerini, ulaşım olanaklarını ve çocukların yaşam koşullarını dikkate almayan bir tablo ortaya çıkarmıştır.” diyerek yerleştirme sisteminin yeniden düzenlenmesini istedi.
“Yerleştirme sistemi; şeffaf, öngörülebilir, hesap verebilir ve denetlenebilir ölçütlere göre yeniden düzenlenmelidir.” ifadelerini kullanan Kaya, velilerin çocuklarının hangi gerekçeyle hangi okula yerleştirildiğini görebilmesi gerektiğini kaydetti.
“8 BİN 432 KONTENJAN BOŞ KALDI”
Merkezi sınavla öğrenci alan liselerde ilk yerleştirme sonunda 8 bin 432 kontenjanın boş kaldığını belirten Kaya, boş kontenjanların önemli bölümünün Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri ile Anadolu İmam Hatip Liselerinde bulunduğunu aktardı.
Kaya, buna karşın son beş yılda merkezi sınavla öğrenci alan okul türleri arasında kontenjanı artırılan tek okul türünün Anadolu İmam Hatip Liseleri olduğunu ifade etti.
“Boş kontenjanların önemli bölümünün yine bu okul türlerinde oluşması, eğitim planlamasının öğrenci tercihleri ve ülkenin gerçek ihtiyaçlarından çok siyasi tercihler doğrultusunda yapıldığını göstermektedir.” diyen Kaya, son beş yıllık kontenjan değişimlerini de paylaştı.
Kaya'nın açıkladığı verilere göre son beş yılda Fen Liseleri 1.770, Anadolu Liseleri 10.635, Sosyal Bilimler Liseleri 932, Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri 1.130 kontenjan kaybetti. Anadolu İmam Hatip Liselerinin kontenjanı ise 1.404 artırıldı.
Kaya, “Bu tablo, eğitim planlamasının bilimsel gereksinimlere göre değil, siyasi tercihlere göre yapıldığını göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
“İLK YERLEŞTİRMEDE DOLULUK ORANI DÜŞTÜ”
Merkezi sınavla öğrenci alan okulların ilk yerleştirmedeki doluluk oranlarına da değinen Kaya, 2022 yılında yüzde 98,61 olan oranın 2026 yılında yüzde 95,76’ya gerilediğini bildirdi.
Kaya, 2026 yerleştirme sürecinde 839 bin 111 öğrencinin tercih yaptığını, 124 bin 211 öğrencinin ise tercih yapamadığını belirtti. Yaklaşık 420 bin 503 öğrencinin de merkezi sınava girmediğini veya sınava girmesine rağmen merkezi yerleştirme kapsamında tercih yapmadığını aktardı.
“ADİL VE EŞİTLİKÇİ BİR EĞİTİM SİSTEMİNİ İNŞA EDECEĞİZ”
CHP'nin eğitim politikasına ilişkin hedeflerini de açıklayan Kaya, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak çözümümüz nettir. Rekabetçi değil, adil ve eşitlikçi bir eğitim sistemini inşa edeceğiz.” dedi.
Öğretmen ve derslik açığının giderilmesini hedeflediklerini belirten Kaya, “Öğretmen açığının tamamen giderildiği, derslik ihtiyacının ortadan kalktığı; spor salonları, laboratuvarlar ve kütüphanelerle donatılmış okullarda, nitelikli öğretmen kadrolarıyla eğitim sisteminin köklü sorunlarını çözeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Kaya, öğrencilerin yaşadıkları mahallelerde nitelikli devlet okullarına erişebilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Her çocuğun kendi mahallesindeki devlet okulunda nitelikli eğitim alabildiği, hiçbir öğrencinin evinden kilometrelerce uzaktaki okullara gitmek zorunda kalmadığı eşitlikçi bir eğitim sistemini hayata geçireceğiz.” açıklamasında bulundu.
“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI DAHA FAZLA SINAV DEĞİL”
Yerel yerleştirme sisteminin şeffaf ve denetlenebilir hale getirileceğini belirten Kaya, “Velilerin çocuklarının hangi gerekçeyle hangi okula yerleştirildiğini açık biçimde görebileceği; şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir bir yerel yerleştirme sistemi oluşturacağız.” dedi.
Kaya, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Hiçbir çocuk yaşadığı mahallenin dışındaki okullara mecbur bırakılmayacak, hiçbir çocuk daha 14 yaşında başarısız ilan edilmeyecektir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla sınav değil; her çocuğun ücretsiz, laik, bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitime eşit biçimde ulaşabildiği bir eğitim sistemidir.”
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0